Yazışmaya devam...

Sevgili BBO fanları.. yazışmaya bu sayfadan devam edebilirsiniz. 

1.639 yorum:

1 – 200 / 1639   Yeni›   En yeni»
göker dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
göker dedi ki...

Merhaba Arkadaşlar..
uzun zaman oldu görüşemeyeli umarım herkes iyidir ..
Bugün bir haber okudum Milliyet gazetesinde ve bana çok ilginç geldiği için sizlerle de paylaşmak istedim "Çocuklar Duymasın "aynı kadro ile yeniden çekilecekmiş belki bir çoğunuz okumuştur ama okumayanlarda okusun istedim :))

yorumunu size bırakıyorum..

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&Kategori=cafe&KategoriID=&ArticleID=1002345&a=Ali Eyuboglu&b=Ayni kadroyla donuyor&ver=95

no name dedi ki...

merhaba,
göker nerelerdesin yaa..
az önce başkanla ve kayayla senden bahsediyorduk.
halen buradaysan şu linke bir göz atarmısın?

http://bbo-fan.blogspot.com/

no name dedi ki...

Sevgili admin kardeşim,
ne yazdın da sildin ki ben şimdi meraktan bu gece yatamam.

yeni sayfa için teşekkürler.

Adsız dedi ki...

yeni sayfa icin tesekkürler

merhaba Göker hosgeldin

bosver be abicim, bitmis gitmis dizinin resmi sitesinin admini ne kadar önemli bi not yazmis olabilir ki

en fazla demistir ki malum yapim sirketi Cocuklar Duymasin`i yeniden baslatiyor. sonra da silmistir :))

Adsız dedi ki...

herkese iyi geceler diliyorum,
Allah rahatlık versin...

Adsız dedi ki...

hayirli geceler...

no name dedi ki...

Yeni bir gün,
Üstelik Güneşli ve pırıl pırıl...

Herkese güzel bir gün geçirmesi dileğiyle Günaydın...

eylem dedi ki...

sevgi ve umutla
günaydınlar

hepimize kolay gelsin

Adsız dedi ki...

Günaydin, burda ortalik hala alacakaranlik, aydinligi beklerken hepimize günaydin...

Güzel bir gün olur insallah hep birlikte paylasacagimiz...

Adsız dedi ki...

günaydın dostlar

bu sayfayı büyük ihtimal Murat bey açtı...dün gece mail atmıştım kendisine...bizimle sitede ilgilenmiyorlar bi el atıver şu işe diye...başka kim b kadar hızlı olabilirki....sağolsun

Adsız dedi ki...

Herkese günaydın..
güzel bir sonbahar günü körfezde..
güneş bütün cömertliğiyle her yeri beni çoook arayacaksın der gibi aydınlatmakta ,ısıtmakta..

bu gün hepimiz için
güneş gibi sımsıcak,aydınlık pırıl pırıl bir gün olsun.
Gökyüzünüz mavi olsun.

iyi çalışmalar..

no name dedi ki...

BöYLe ikRaR İleN BöylE YoluNaN

Böyle İkrar İlen Böyle Yolunan
Mihnetli Yar Bana Lazım Değilsen
Deli Gönül Sevmiş Vaz Gelmek Olmaz
Cefalı Yar Bana Lazım Değilsen
Deli Gönül Sevmiş Vaz Gelmek Olmaz

Gönül Kalk Gidelim Sılaya Doğru

Bülbülün Davası Hep Güllerinen
Senin Şirin Dilin Yad Ellerinen
Çık Salın Sevdiğim Engellerinen
Görünme Gözüme Lazım Değilsen

Gönül Kalk Gidelim Sılaya Doğru

Bülbül Ah Eyleyip Kanlar Ağladı
Çeşmim Yaşı Sel Sel Oldu Çağladı
Ölüm Geldi Çevre Yanım Bağladı
Kılma Cenazemi Lazım Değilsen

Gönül Kalk Gidelim Sılaya Doğru

Erzincan
-Ali Ekber Çiçek-Nida Tüfekçi

Adsız dedi ki...

merhabalar arkadaslar

anlasilan bugün, herkese cok güzel göstermis kendisini

Adsız dedi ki...

nası yani kaya..sen bize kötü bişeymi deek istiyorsun şimdi:))

size dedim zamanında , gelin star tv ye mail atalım Fedai dizisini yeniden başlarsınlar diye..:))

Adsız dedi ki...

baskancim ben size niye kötü bisey demek isteyeyim su güzel sonbahar gününde

Adsız dedi ki...

BBO ailesi fertleri

MSN çıktı site yorumları nerede...

kankacım sen neredesin. Senin işin anlaşılan başından aşkın canım..

bak benden duyduğunu söyleme ama burda yorum yazmayanlar sanmaki bir işleri var bir işleri var da yorum yazacak halleri yok..

hepsini MSN yakaladım.
az sonra az sonra...


yani cancağızım bak anlaşılan çalışan bir sen varsın ara ver ..
nefes al.nefes ver..

hadi kankacım...

kankacım bir de ADA-1 de uğra olur mu gelmeden evvel ...

Adsız dedi ki...

bizim eski yorum yazdığımız günler aklıma geldi.
gelincede bu eski şarkı
bakın nilüferin yıllar önce ki haline..

ve gerçekten de
hepimiz için de
hey gidi günler hey



hey gidi gunler
andıkça geçen günleri gözlerim dolar
sanki seni yanımda bulurum
tozlu topraklı yollarda gezen
o eski sevgilin olurum

bizler mi bilmem ki yoksa zaman mı değişti
o güzel günler hangi köşelerde gizlendi
hey (hey) gidi günler
beni benden çalan o güzel günler

coştukça coşar aşk dolu şarkı okurduk
bir çiçekle de mutlu ourduk
varsın güneş doğsun varsın doğmasın
yine hayattan bir tat bulurduk

bizler mi bilmem ki yoksa zaman mı değişti
o güzel günler hangi köşelerde gizlendi
hey (hey) gidi günler
beni benden çalan o güzel günler

şimdi sen nerelerdesin ben neredeyim
sanki bambaşka bir alemdeyim
seni andıkça içim yandıkça
sanki yine o günlerdeyim

bizler mi bilmem ki yoksa zaman mı değişti
o güzel günler hangi köşelerde gizlendi
hey (hey) gidi günler
beni benden çalan o güzel günler




http://www.youtube.com/watch?v=HPIvMA_y3zg

eylem dedi ki...

müfettiş mavigün iş başında :))

güzel şarkı için teşekkürler ablacım

Adsız dedi ki...

Kankacigim cok sag ol, sarki da senin seslenmen gibi bana cok iyi geldi.. :)

Biliyorsundur benim halimi, son günlerin yorgunlugu bir yandan, biriken islerim diger yandan, is arkadasim Vera´nin Dünya ve Avrupa´daki ekonomik krizlerin varacagi uc noktalarla ilgili sonsuz karamsarligi da tam karsimdan, beynimin etrafi her an biraz daha daralan bir cemberle kusatilmis gibiyim adeta...

Düsün artik, patronun yoklugunun tadini bile cikarmaya firsatim yok! :)

Adamizi da cok özlemisim ya, iyi ki hatirlattin, bir kisa ziyaret etmek de iyi gelecektir eminim... :)

Adsız dedi ki...

ablacim dünyadaki krizden bahsetmissin den de. az önce baktim internetten haberlere. okuduklarim karsisinda elim ayagim kilitlendi. Japonya`da merkez banaksinin verdigi faiz binde 5 iken, gözünü sevdigim memleketimde yüzde 16 lardaymis. rakamlara vurunca daha sinir bozucu olmus bee

off offf

Adsız dedi ki...

canım kankacım

tabii Vera bir doğu alman sen ona bir türk gibi karşısında durmadın mı?

ey vera bak biz türküz bize birşey olmaz sen kendi derdine yan diye..hehehe...


canım sana kolay gelsin..
Vera 'ya da tabii...
onun işi zor..

Adsız dedi ki...

canım kankacım

salı fıkrası gibi olmuş yazdıklarım ama sen bunu fıkra diye değil yorum olarak al canım..
çünkü ben kendi adımı yazacağıma
salı fıkrası yazmışım NEDEN? işte bundan..

Adsız dedi ki...

Salaklar ve Zekiler

Çocuk bir gün öğretmenine sorar:
- Hocam salakla zeki arasındaki fark nedir.

Öğretmen yumuşak bir sesle yanıtlar:
- Salaklar her zaman kesin konuşur.
Zekiler ise daima "kuşkucudur" olasılıkları düşünürler.

Öğrenci:
- Emin misiniz hocam... ?

Öğretmen:
- Kesinlikle...!

[Ve.. öğretmen haklıydı...!]

Adsız dedi ki...

HAYAT...

Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır.
Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, yoksa değersiz olan hep
sen olursun...

Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama
sevgisini...
Ya çare sizsiniz ya da çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum,
Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan, anladım.

NIETSZCHE

eylem dedi ki...

çok güzel bir fıkra :)
ve şiir ellerine sağlık ablacım

no name dedi ki...

Ben baktığım zaman sadece yağsam mı
yağmasam mı diye düşünen,arada serpeleyip sonra duran bir yağmur görüyorum.
duyduğuma gelince, haramilerin saltanatını yıkacağız diye diye yaşlanıp giden edip akbayramın sesine banziyor.
duyduğum bu gördüğüm bu.
gittiğim ayntab yediğim pekmez.
üstelikte benim kocam askerde...

Adsız dedi ki...

:) cok tesekkürler canim... sali fikrasi cuk oturdu! Hem ögretmenden daha iyi kim bilebilir? Bence de kesinlikle hakli! :)

Sen de haklisin Kayacim, insanin morali bozuluyor okudukca, dinledikce haberleri. Anlasilan bu krizin dalgalari eninde sonunda hepimizi vuracak. Kendini herkesin üstünde gören insanoglunun yanlis kararlarindan, hatalarindan ve sonuclarindan hatta fenaligindan Allah hepimizi korusun ablam...

Adsız dedi ki...

Bu cok güzel siir icin de cok tesekkürler kankacigim..

Nietzsche´ye, onun anlatmaya calistigini bu kadar güzel cevirenlere ve bizimle paylastigin icin sana cok cok tesekkürler... :)

demis adam iste ya! demis!... :)

Adsız dedi ki...

CALISAN KADIN


Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Kadinlar sadece evde olur, yemek
yapar,
çocuk bakarlardi. Sadece esinin geliri düsükse kadin çalisirdi ve
çalisan
kadina acinirdi.
Kadin çalisiyorsa, evine bakamayacagi düsünülürdü, zaten kadin
bekarken
çalisiyor idiyse bile evlenince evinin kadini olurdu. 90'li yillara
gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik çalismak ekonomik
olarak özgürlesmek istiyordu.

Önce üniversite okumaya ,sonra çalismaya basladi. Bu kadinin hosuna
gitmisti. Çalisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik çalisan
kadin
evli olmak degil bekar olup gününü gün etmek istiyordu. Yasasin
özgürlük...

Çalisan kadin artik iskolik olmustu, çalisiyor ve yüksekliyordu.
Zirveye
ulasmisti. Birçok sirkette once orta kademe, sonra üst kademe
yönetici
kadin
oldu. Doksanlarin sonuna gelindiginde sirketler yalniz ve iskolik 30lu
yaslarinda kadinlarla doluydu.. Bu çalisan kadina yetmedi, çitayi
biraz
daha
yükseltti.

Artik hem evli ve hem de basarili çalisan kadin olmaliydi. Çalisan
kadin
etrafina bakindi. Basarili, parali koca adaylari gözden geçirildi.
Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemen elendi. Ince ruhlu,
saraptan anlayan, 14 Subat'ta müthis sürprizler yapabilen, kimsenin
bilmedigi yerlerde basbasa tatillere götüren, yasamayi
seven ve bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi. Yurt disindan
gelinlikler
getirtildi. Otellerde muhtesem dügünler yapilip, Maldivler'e ya da
Bali'ye
balayina gidildi. Balayindan sonra çalisan kadin hizla is basi yapti.
Gündüzleri toplantidan toplantiya kostururken artik aksam yemegini de
düsünmeye baslamisti. Aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli, esinin
gömlekleri,
pantolanlari ütülü mü, kiyafetleri kuru temizlemeciye gitti mi geldi
mi,
marketten alinacaklarin listesini çikar, is çikisi git al, eve gel,
aksam
yemegini hazirla....

Çalisan kadin artik mutluydu. Gece yatagi sicacikti. Üzülünce derdini
paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek olacak bir omuza,
göz
yaslarini silecek sevkatli ellere sahipti. 15 saat kosturmak kadina
viz
geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev ile is arasi çift vardiya
çalisan
Kadinla doluydu.

Zaman geçiyordu. Çalisan kadin 35 ine yaklasiyordu. Biyolojik saati
"be
-
bek, be - bek" diye uyari vermeye basladi. Evet çalisan kadin hemen
çigliklar atmaya basladi "Kariyer de yaparim Bebek de" diye...

Çalisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin randevularini
doldurdular. Çalisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna
uygun
zamani seçip hemen
mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar. Kimi tek, kimi ikiz ,kimi
üçüz
istedi. 1-2 ay sonra güzel haberler sirayla gelmeye basladi, çalisan
kadinlar hamileydiler. Çalisan kadin hem hamile, hem güzel olmak
istedi.
Hemen diyetisyenlere kosulup, özel hamile diyetleri alindi, bol bol
kivi
yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, börek, erik aserilmiyor,
karpuz,
kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi eslerden.
Çalisan kadin çocugunu eski usul büyütmeyecekti. Hemen onlarca
hamilelik,
bebek büyütme kitaplari alindi, bir çok internet sitesine üye olundu,
Yoga
ve anne-baba
kurslarina yazilindi.

Çalisan hamile kadin artik gün gün takip ediyordu bebeginin
gelisimini.
Bugün 43. gün, bebegim üzüm tanesi gibi... 59. gün, parmaklari
olustu... 89.
gün, bugün ilk defa hiçkirdi... 210 uncu günden sonra artik bebegin
matematik zekasinin artmasi için Mozart dinletilecek... Sonunda mutlu
gün
geldi. Çalisan kadin artik anneydi. 3-4 aylik izinden sonra çalisan
kadin
öldürücü diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde isbasi yapmisti.
Artik
basarili bir yönetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat çalisiyordu.
Bebek
büyüdükçe, sosyallesmesi için çalisan kadin cumartesilerini çocuguna
ayirdi.
Artik tüm anneler topluca etkinliklere katilmaya basladilar. Yas günü
partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol, tenis ve
yüzmekurslarinin
biri bitiyor, digeri basliyordu.

Çalisan kadina bu da yetmedi. Artik hem çalisiyor, hem iyi bir es
olmaya
gayret ediyor ve hem de annelik yapiyordu. Çalisan kadin çitayi
birkez
daha
yükseltti.
O artik evinde katkisiz, saglikli ekmekler, reçeller yapmali, organik
gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, çocuguna ve
esine
özel
günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastalari çok güzel
süsleyebilmeliydi.
Bütün çalisan kadinlar yemek yapma kurslarina kosmaya basladilar.
Evlerine
ekmek yapma makinalari aldilar,
toplanti aralarinda bir birlerine yemek tarifleri vermeye basladilar,
"Dün
nefis bir çavdarli ekmek yaptim, istersen tarifini vereyim" "Ben de
hafta
sonu harika bir pasta yaptim. Evdekiler bayildi. Bir aksam gelin De
size de
yapayim" Bakalim çalisan kadin bundan sonra çitasini nereye
yükseltecek?

Gelelim erkege...
Bu süreç içerisinde çalisan erkek ise çitasini hiç yükseltmedi.

80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyordu...

Adsız dedi ki...

Üç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda
hayatlarını kaybedip cennete giderler.Cennetin
kapısında onları karşılayan melek :
"Bizim burada uymamız gereken tek kural var..
O da ördeklere dikkat edin sakın üstlerine basmayın"
der. Sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler.
Gerçekten de etrafta ördek doludur. Üstlerine basmamak
adeta imkansızdır.Dikkat etmesine rağmen kadınlardan
biri kazayla bir ördeğin üstüne basar.Hemen Cebrail
belirir.Yanında son derece çirkin bir adam vardır.
Kadini kolundan adama kelepçeler ve "Ördegin üstüne
basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama
kelepçeli olarak yaşayacaksın" der. İkinci gün
kadınlardan biri yine kazayla bir ördegin üstüne basar
ve Cebrail anında yanında çok çirkin bir adamla gelip
kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler. Üçüncü
kadının gözü bu olaylardan çok korkar.Diğerlerinin
akibetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama
kelepçelenip yaşamamak için her attığı adıma acayip dikkat
etmeye başlar.Aradan aylar geçer ve hiçbir ördegin
üstüne basmaz.Derken bir gün Cebrail belirir.Bu kez
yaninda boylu poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir
adam vardır.Cebrail hiçbir sey söylemeden yakışıklı
adamla kadını kelepçeler ve yine birşey söylemeden
çeker gider. Kadın artık mutluluktan uçmaktadır. O
güne kadar gördügü en yakışıklı adamla kelepçelenmiştir.
Adama döner ve "Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar
senin gibi güzel bir adamla birlikte olmayı hak ettim" der.
Adam suratı asık bir şekilde cevap verir. "Vallahi
seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım" der

Adsız dedi ki...

Mavigünüm cok yasa, yine günü güzellestiren hikayelerle bizi sen sevindirdin..

Benim icin paydos saati, herkese iyi aksamlar, iyi dinlenmeler canlar.. Saglicakla, sevgiyle kalin..

Adsız dedi ki...

heheheh güzel fıkraydı sağol

demekki napıyoruz erkekler.....ördeklere basmıyoruz:))

Adsız dedi ki...

bir varmış bir yokmuş

evvel zaman içinde kalbur zaman içinde develer can sıkıntısından tellallık, pirelerse maksat iş olsun diye berberlik yaparmış çooook eski zamanların birinde..

bahsi geçen bu eski zamanda bir küçücük aslancık varmış.

canlıların özel hayatlarının basına malzeme yapılması yasak olduğu için hikayemiz burda bitiyor:))

no name dedi ki...

Ay Gız Adın Amandır

Ay gız adın amandır
Hoş bakışın yamandır
Dünen gece söz verdi (Balam)
Bu gece ki tamamdır

Gaşın gözün şirin sözün
Aldı yazık canımı
Men sene heyran
Sen cana kurban

Ay hanım hanım
Sen menim canım
Men seni alım
Dağlara gaçım bu gece

Ay gız adın Emine
şeker verdim yemine
Nenem seni beğendi (Balam)
Gaç gel sen de men ile

Gaşın gözün şirin sözün
Aldı yazık canımı
Men sene heyran
Sen cana kurban

Ay hanım hanım
Sen menim canım
Men seni alım
Dağlara gaçım bu gece

Geline bak geline
Tefin alıp eline
şirin şirin danışır (Balam)
Gurban olam diline

Gaşın gözün şirin sözün
Aldı yazık canımı
Men sene heyran
Sen cana kurban

Ay hanım hanım
Sen menim canım
Men seni alım
Dağlara gaçım bu gece

Kaynak: Yöre Ekibi
Yöre: Kars

no name dedi ki...

Gelelim erkege...
Bu süreç içerisinde çalisan erkek ise çitasini hiç yükseltmedi.

80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyordu...


Neden biliyor musunuz?

Kadınlar gelişimlerini tamamlamak için çılgıncasına mücadele veririken,Erkekler gelişimlerini tamamlamanın sefasını sürüyorlardı.
Çünkü erkeklerin çıtası zaten en yüksekteydi ve daha fazla yükseltmenin imkanı yoktu...

Adsız dedi ki...

iyi akşamlar
kendinize iyi bakın

Adsız dedi ki...

eylem haklı iyi akşamlar dostlar

sevgiyle sağlıkla kalın

Adsız dedi ki...

başkanım gene hikayeyi yarıda bırakmışsın.üzme bizi.ayrıca 6 kasımda neler yapabiliriz.
off offfff
güneşimi kaybettim gözlerimi görmem gerek
yaşamaya dönmek için hasretini silmem gerek

Adsız dedi ki...

BUGÜN güne erken veda edecem,
demek ki sezonumuz tavsamış artık.

herkese iyi geceler diliyorum

Allah Rahatlık versin..

Adsız dedi ki...

hayirli geceler...

eylem dedi ki...

günaydın
gününüz nasıl istiyorsanız öyle olsun
hepimize kolay gelsin

Adsız dedi ki...

günaydın dostlar

hayat gülümseyen yüzüyle merhaba desin sizlere her sabah...

Adsız dedi ki...

Günaydin, günaydin...

güzel bir gün diliyorum ben de hepimize...

no name dedi ki...

Gökyüzü mavi,Güneş pırıl pırıl,
hava berrak, şahane bir gün adayı...

herkese günaydın...

neşeli bir gün olur inşallah...

Adsız dedi ki...

burda senin tarif ettiğinin tam tersi bir hava var no name...güneş görünmüyor hava yağdı yağacak

no name dedi ki...

Başkanım günaydın,

meteorolojiye bakarsan burası da sağanak yağış olmalı.

amma burası her şeyden bağımsız bir yer olmalı ki kafasına göre takılmakta...

Adsız dedi ki...

Baskanim 3 türlü hava var galiba:

1-meterolojinin öngördügü, "böle böle böle olacak!" dedigi hava!

2-pencereden bakinca görünen hava!

3-yürekten tasanlarin kana karisip beyine ulasmasiyla gözleri kamastiran, pencereden bakilsa da piril piril günesten baska bir sey görülmeyen hava!

Ki rivayete göre böylesi dil tutulmalarina,kulaklarda duyulan bir takim keman ezgilerine ve ayaklarin yerden kesilmelerine de yol acarmis..

Aman ha dikkat! :)

no name dedi ki...

Okyanus

İlkbahara bekle beni demiştin
Hiç mi orda kış baharı bulmuyor?
Düşlerin mi yoksa sen mi değiştin?
Ayrılıktan aşka sıra gelmiyor

Okyanus mu iki şehrin arası?
Kaç saatlik yol ki şunun şurası?
O verdiğin ümitlerin süresi
Her nedense bitmek nedir bilmiyor

Gün kavuştu, ikindiye vakit dar
Bir öpüşten, dokunuştan ne çıkar?
Güzelliğin aşkın kadar aşikâr;
Mazeretin bu gerçeği silmiyor

beste;talat er
güfte;nadide gülpınar

Adsız dedi ki...

merhabalar arkadaslar

havadan sudan muhabbet olmus :))

burda da kapali bugün hava, gerci burda acik oldugu da pek yok ama öyle piril piril günes nerdeee

Adsız dedi ki...

Herkese Merhabalar..

Dışardaki hava ne olursa olsun sizin havanız iyi olsun..
diye bir zamanlar ağızımıza takılan söz vardı.

no name canım kardeşim geçenlerde bir yağmur yağsada ıslansam diyordun ya atla gel ıslan git canım yoksa sen oralarda yağmurun damlasınla bile tanışamıyacaksın.

bu gün ben sözüm ona şemsiyem vardı ama inceden ince ye arada da bir hızlı yağıyordu ki ıslanmamak münkün değil .
yani ablan kardeşim elinde şemsiye eve döndüğünde sırılsıklam olduğunu ev haklına anlatamadı..


seni andım hep yağmurda ıslanırken..
şu bereket tanrısını birde kemer sahillerine yolla diye ...
kardeşim dualarım kabul edilirde..zamanını bilemem..

bu kadar yağmurdan bahsetmişken..
nerde bizim çalışan,girişimci,yaratıcı ve devamlı mesai durumunda olan yağmur damlamız..

no name dedi ki...

Merhaba ablacığım,
evet darısı başıma, inşallah güzel bir yağmurda buraya yağar.
şu an gölgede 27 derece sıcaklık var.pırıl pırıl bir hava...

Adsız dedi ki...

MUM ALEVİ İLE OYNAYAN KEDİNİN ÖYKÜSÜ


Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında.
O evde bir kedi vardı.
Geceler indiğinde kendi havasında
Mum yanar, kedi de oynardı.

Mumun yandığı gecelerden birinde
Kedi oyunlarına daldı.
Oyun arayan gözlerinde
Mumun alevi yandı,
Baktı,
Mumun titrek alevinde
Oyuna çağıran bir hava vardı.

Oyunlarını büyüten kedi büyüdü
Kendi türünde çocukcasına,
Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
Geldi mumun yanına, oyuncakcasına.
Bir baktı, bir daha, bir daha baktı
Mumun alevinin dalgalanmasına
Uzandı bir el attı.
Bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı...
İlk kez gördüğü mumun yakmasına
İnanmayacaktı.

Kedi oyunlarında büyüyordu,
Mum, üşüyordu yanmalarında.
Zaman ikili yürüyordu
Aralarında.
Bir ayrışım görünüyordu
Birinin yanmalarında
Öbürünün oynamalarında.

Kedi oyunlarında büyüyordu,
Yitirerek gitgide oyunlarını.
Mum küçülüyordu yanmalarında,
Yitirerek gitgide yakmalarını.

Oynarken büyüyen kedi yanacak,
Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.
Küçülen yaka-yaka aydınlatacak,
Büyüyen yana yana anlayacaktı.

Bir mumun yanmasından
Ve bir kedi oyunundan
Kaldı sonunda
Bir gecenin tam ortasında
Bir evin bir odasında
Göz-göze susan
İki insan.

Mum yandı bitti
Kedi büyüdü gitti.
oyunlar karıştı gecelerde
Suskun uykusuzluklara.

O iki insandan, sonunda
Birinin anılarında kedi,
Birinin dalmalarında mum
Kaldı gitti.

Nerede bir mum yansa şimdi,
Nerede oynasa bir kedi,
Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri...
Bugün dün gibi oluyor,
Dün bugün gibi.
Mum ellerimi tırmalıyor,
Belleğimi yakıyor kedinin elleri.


ÖZDEMİR ASAF

no name dedi ki...

Yapmalısın Birol Güven!
Birol Güven, Çocuklar Duymasın'ın yeni bölümlerini çekmeye karar vermiş. Eğer bu diziye Birol Güven'den başkası "yeniden hayat vermeye" kalksaydı, "Aman, sakın ha" derdim. Ama Birol'un en kurak iklimlerde bile nasıl bereketli hasat topladığına yıllardır şahit olduğum için "Sakın tereddüt etme. Mutlaka yapmalısın"


Haberin devamı için



http://www.sabah.com.tr/gny/haber,F1588F2FC057420D996EA80BA5A48C96.html

Adsız dedi ki...

senin verdiğin haberi okuduktan sonra diğer gazetelerede bakayım dedim

ama

vatan gazetesine mahkeme erişim yasağı koymuş...

eylem dedi ki...

merhabalar
nasılsınız bakalım

çocuklar duymasının başlaması için destek büyük
bu da Nilgün hanımın ki


......................
Efendim 'Çocuklar Duymasın' yeniden çekilecekmiş. Hem de Birol Güven ekibindeki oyuncularla tek tek konuşmuş, Pınar Altuğ'dan Tamer Karadağlı'ya kadar herkesten olumlu cevaplar almış.
Vallahi benim ilk tepkim 'Yaşasın!' oldu. Çünkü 'Çocuklar Duymasın'ın hâlâ Türk televizyonlarında yapılmış en iyi sit-com'lardan biri olduğunu düşünüyorum.
Aynı ekip toplanırsa da muhteşem olur. Gerçi Özgür Ozan farklı bir projede rol alıyor ve bayağı da iyi gidiyor ama belki de tekrar Selami olmayı kabul eder...

takvim gazetesi

Adsız dedi ki...

gönül isterki dizimiz için çıkarılsın o haberler ama napalım kısmet değilmiş..

ekranlardaki onca gereksiz diziye bakınca çocuklar duymasının başlamasına razıyım ama seyretmem:)

Adsız dedi ki...

daha öncede çok söyledim dizi seyretmeye başlamak çok yanlış bişey....en garantili dizi çocuklar için hazırlanan diziler...onlar hala dönüyor ekranlarda, bitanesinin bile yayından kaldırıldığını görmedim:)

yaşasın bez bebek,,yaşasın yüce başkan vektor:))

no name dedi ki...

Başkanım, vatan gazetesine buradan girilebiliyor.

yasak sadece çanakkale'de yaşayanları kapsıyor olmasın...

Adsız dedi ki...

http://www.gazetevatan.com/

abicim bi denesene bu linkten

önce vatan ve gazete vatan diye iki ayrı gazete var

eylem dedi ki...

burada da yok başkanım
açılmıyor sayfası

no name dedi ki...

http://www.vatanim.com.tr/root.asp

bura serbest

eylem dedi ki...

yok kankacım senin adrestende açılmıyor

no name dedi ki...

başkanım, senin verdiğin linkten ben vatan gazetesine giriyorum

yani nasıl ispat edeyim ,

başlığınımı kopy yapıp göndereyim

bir yazarın yazısın mı sana okuyayım ne yapayım

senin verdiğin link bende açılıyor...karşıma vatan gazetesi çıkıyor...

Adsız dedi ki...

ilginç ya bende açılmıyor....senin verdiğin linkte açmadı

Adsız dedi ki...

başkan
vatan gazetesinin sitesine bende erişemiyorum..

no name dedi ki...

şimdi anladım,sizler aidatları ödemediniz değil mi,

engellemişler sizi.ayıp olmasın diye de mahkeme falan yazmışlar.

ben otomatik ödemeye bağladığım için kesilmiyor benim bağlantım,
merak ettiğiniz bir yer varsa ben size alıntı yapayım siteye...

yada ben üyeyim vatan gazetesine
acaba ondan mı bana serbest..

yok yaa ben ayrıcalıklıyım.bana her şey serbest...

no name dedi ki...

eee önce vatanıda buldum o da açılıyor.

ikiside açılıyor...

Adsız dedi ki...

hehehe alemsin ya

bi tek sende açtığına göre bizde sorun yok no name.....sen kaçak kullanıyorsun demekki:))

eylem dedi ki...

iyi akşamlar
sevgiyle ve sağlıkla kalın...

Adsız dedi ki...

güle güle eylemcim iyi akşamlar

bende şimdiden müsadenizi istiyorum dostlar...işleri toparlayıp kaçacağım.

sevgiyle sağlıkla dostlukla kalın

Adsız dedi ki...

Ben de evime dogru yola cikiyorum, herkese iyi aksamlar...

Adsız dedi ki...

gidenlere iyi aksamlar

gelenler ve kalanlara selam olsun

Adsız dedi ki...

http://galeri.internethaber.com/gallery.php?id=2198&no=1

günese bir de böyle bakin

güzel kareler var..

Adsız dedi ki...

Cehennem nasıl bir yer acaba?
Güneş böyleyse...
Yandık yandık...

Adsız dedi ki...

ayni seyi düsünmüsüz...

Adsız dedi ki...

ya neden bbo bitti ben o diziyi çok seviyordum.tam bi aile dizisiydi off zaten hep gereksiz filmleri koyarlar bu kanallarda çok mantıksız ben olsam en çok izlenen diziyi koyarım

Adsız dedi ki...

senin gibi bi tv patronu bulamadik gitti..

Adsız dedi ki...

offf offff
güneşimi kaybettim gören var mı

Adsız dedi ki...

merabayın arkadaşlar
çoktandır yoktunuz bende yoktum ama
şimdi buldum geldim.

Adsız dedi ki...

hosgeldiniz
kimlerdensiniz?

Adsız dedi ki...

hoşbulduk kaya
kimlerden miyiz
biz köklü bir aileden geliyoruz.
fazgillerdeniz.
sen kimlerdensiniz

Adsız dedi ki...

ben de köklü bir aileden geliyorum öyle ki, tas devrine dayaniyo
yonta yonta kaya olmusuz daha da yontamamislar. öyle kalmisim

Adsız dedi ki...

neyse sohbetinize doyum olmuyo

Allah rahatlik versin

Hayirli geceler

no name dedi ki...

herhepiciğinize iyi geceler dilerim,
Allah rahatlık versin...

Adsız dedi ki...

Yorgunum,asabiyim moralim çookk bozuk :(
yine geç kaldım herkesler gitmiş...
en kısa zamanda görüşmek üzere,iyi geceler.

eylem dedi ki...

günaydınlar
hepimize kolay gelsin

Yağmur damlası ne oldu
niye moralin bozuk,kim bozdu
döveriz biz onları
sen canını sıkma...

no name dedi ki...

Günaydın,
güzel bir gün diliyorum...

Adsız dedi ki...

GÜNAYDINNNN

gülümseyen güzel bir güne merhaba

demişizdir inşallah..

Adsız dedi ki...

Günaydin BBO Ailesi, günaydin herkese...

Ne mutlu bize yeni bir güne saglikla uyandik! Bakalim neler getirecek bize, neler duyacak, neler görecek, nelere üzülecek veya sevinecegiz... "beklemek ve karsilamak" hepimize kolay gelsin...

Yagmurcum cok üzülme, hemen hemen her zaman bir care vardir...

Eylemcim hadi durma, al yanina sevgili Kankan´i, yoldan da bir kac sicak simit kapin, gelin bana kahvaltiya, beyaz peynirimiz var, cayi da demliyorum... :) özledim be sizinle kahvaltiyi...


Baskanim erken gelirsen katil bize! Güne dostlarin selamlariyla gülümseyerek baslamaktan daha güzel ne olabilir ki..

eylem dedi ki...

tamam ablacım hemen geliyoruz
simitleri poğaçaları ben seçiyorum
kankam alıyor ve yola çıkıyoruz

no name dedi ki...

geldim ablacığım,
simit aldım,kol böreğide nefis görünüyordu,börekte aldım.
kankacım,çık kapıya geliyorum...

eylem dedi ki...

tamam kankacım ben sana uyarım çıktım kapıya
yalnız buralar soğuk ona göre giyin
gölgede 27 derece yok buralarda
benide fazla bekletme üşümeyim :)

Adsız dedi ki...

okuyun dostlar

asgari ücretle geçinmeye çalışan insanlarım varken

ekmek yediği işyerini kapatma noktasına gelmiş bunca esnaf varken

http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/10133573.asp?gid=229&sz=11768

şu haberi lütfen okuyun

Adsız dedi ki...

Sanırım kahvaltıya da geç kaldım :(

Herkese günaydın,güzel bir gün geçirmek dileğiyle...

eylem dedi ki...

yok güzelim geç kalmadın
bende daha kankamı bekliyorum kapı önünde
çık dedi halen bekliyorum
sende gel beraber gidelim :)


başkanım yorumsuz yani...

Adsız dedi ki...

Baskanim ne yaptin ya? Sabah sabah tutuldum kaldim! Bu dogru olamaz!

Bir tek adama bu kadar para verilecegine o milli takimi kendi haline biraksinlar be! Nasilsa sonuc olarak ya yenerler ya yenilirler... Dünya sampiyonu mu olacaklar! Yahu olsalar n´olcak? Ne yani, olanlarin basi göge mi erdi? En büyük patirti bile 3 gün sonra unutulmadi mi?

Fatih Terim´in kendini imparator gibi görmesi azmis bile kardesim!
Baksana adama devlet kasasindan verilenlere. 220.000,00 YTL maas, 2012 yilina kadar garantili hem de, üstelik yani sira diger avantajlar... En lüks hotellerde kamplar, en pahali kuytu köselerde yurt ici-disinda gerekli gereksiz zirt pirt bilmem ne konulu toplantilar, tüm tesislerde tek söz sahibi olma hakki...

Isteyen F.T. bu yaptigindan utanmiyor olabilir ama bunu ona verenler resmen günaha giriyor... Tüh, yaziklar olsun!

Adsız dedi ki...

tamam o zaman geliyorum ben de :)
Benim almam gereken bir şey var mı, gelirken alayım.

Adsız dedi ki...

Bu arada başkanım okudum ama şaşırmadım ne yazık ki :(

Yorumsuz...

eylem dedi ki...

yok canım sen gel yeter
üzerine bişeyler al soğuk oralar ona göre
sende izmirlerden geleceksin

no name dedi ki...

Başkanım,
ayıp değil mi?
provokasyon yaparak halkı kışkırtmak
sana yakışıyor mu?

bu ülke milli takımlar baş teknik direktörüne o parayı veremeyecek mi?
bahsettiğin esnafla falan ne alakası var...
o ayrı o ayrı...
elma armut olayı...

Adsız dedi ki...

tüh tüh ilk defa dikkatimi cektigi icin bir de Alman milli takim direktörünün maasini arastirdim internette ve bir soguk dus daha sanki... cik cik cik... vay be...

Burdaki eski futbolcu yeni antrenör arkadas, adi Löw yilda tam 2,5 milyon euro aliyormus!

Bu anlasma 2010´a kadar gecerliymis, rivayetlere göre (bu kesin olarak onaylanmamis!) extralari haric sampiyonluk basarilirsa ceyrek milyon ikramiyesi bile varmis!

Ama en azindan kendi özel haklarindan feragat etmis yani Alman Futbol Federasyonu onun adiyla, yüzüyle istedigi sirketlerle reklam anlasmalari yapma hakkina sahipmis, böylece ödedikleri bu korkunc yüksek paranin bir kismini bu yolla geri alabiliyormus!

Pes kardesim! Pes!

Adsız dedi ki...

hehe no name

provakasyon yaptığımı nerden çıkardın

ben sadece haberi okuyun dedim..

Adsız dedi ki...

herkese merhabalar.

bazen verilen bedelin ne olduğuna değil onun neler getirdiğine bakmak gerekir.
bu dünyada kendini en kolay en çabuk anlatma ve tanıtma şeklide futboldur..

bu yüzden sadece F.T değil bu sporla yakından ilgisi olan herkes çok kazanıyor.

doğrudur değildir bunu bilmem ama ben illa alınan ücretleri konuşacaksak..

TV de futbol yorumcuların ücretlerini konuşalım.

top kaleye girmiş gol olmuş..

tekrar tekrar ya gol olmasaydı.
ama goool ..mantar gibi de her gün çoğlalıyorlar

birde artık medya da kendini yenilesin her kötü sonucun arkasından ama sen bu kadar alıyoon demekte artık ayıp oluyor..

fakat şahsi kanım ise bu parayı devlet verse bu senin hakkın dese bile F.T fazla milliyetçi duygusuyla bu bana fazla dememesidir. çok mu düşsel oldu.

hehehe para deyince ortada hiç bir şey kalmıyor sanıyorum..

Adsız dedi ki...

Bir şair daha ayrıldı aramızdan
bize dizelerini bırakarak..

Fazıl Hüsnü Dağlarca 'nın anısına....


SÖYLE SEVDA İÇİNDE TÜRKÜMÜZÜ

Söyle sevda içinde türkümüzü,
Aç bembeyaz bir yelken
Neden herkes güzel olmaz,
Yaşamak bu kadar güzelken?



İnsan, dallarla, bulutlarla bir,
Ayrı maviliklerden geçmiştir
İnsan nasıl ölebilir,
Yaşamak bu kadar güzelken?

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Adsız dedi ki...

Benim mesaim başlayacak birazdan işime gitmek zorundayım.Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle,hoşçakalın...

Adsız dedi ki...

Şimdi
herkes yaptığı işi bıraksın.
Fazıl Hünü Dağlarca 'nın ve tüm şairlerimiz için sahneye bir oyun konduğunu düşünün..
olamaz mı ?
hayal edin ..
bakın
oluyor...
hadi..

Şöyle ki;
varsayın Efe okulda tiyatro koluna seçilmiş kural olarak herkes ya annesinle ya babasınla birlikte sahneye çıkıp bir perdelik oyun oynuyorlar..

Efe babası Soner 'i seçmiş..
soner yalvarmış yakarmış oğlum ben sakızdan çıkan falı bile ezberleyemem ne oyunu bu.
sevil'e yalvarmış efe yi kandırsın diye ama nafile..
efe illa ki babam da babam demekteymiş..

soner çaresiz kabul etmiş..



ve

Sahne :BBO
Oyun: ŞİİR OYUNU
Yazar :FEVZİ GÜNENÇ
Oynayanlar:
EFE
SONER









Şiir Oyunu-1

OĞUL:
Şiirin okulu var mı baba?
Varsa göndersene beni oraya…


BABA:
Yok oğul.
Ustaya gönderir gibi
koyamazsın çocuğunu yanına bir şairin.
Olsaydı paraya kıyar
inan gönderirdim okulsa okuluna,
ustaysa ustasına seni çocuğum.

Okulu yok bunun
şiiri kendi kendine öğreneceksin
kendin olacaksın okulun da, ustan da…

OĞUL:
Ustasız zenaat öğrenilir mi baba?

BABA:
Öğrenilmez oğul…
O yüzden ustalar edineceksin kendine
Şair olmak istiyorsan eğer
arayıp bulacaksın
onları birer birer…

OĞUL:
Nerede bulurum onları baba?
Kimdir onlar?

BABA:
Ömer Hayamdır örneğin biri
Mevlana’dır biri de…

OĞUL:
Kimmiş Ömer Hayam baba?
Ne demiş, yardımcı ol biraz bana…

BABA:
“Mey kaseme el koydun, yerlere vurdun Tanrım
Beni zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım!
Gül rengi şarabımı, yerlere döktün tekmil
Yoksa sen de içmeden sarhoş mu oldun Tanrım..
İşte bu Ömer Hayam.

OĞUL:
Ya Mevlana? …

BABA:
“İster putperest, ister Mecusi ol
Kırk bin kere tövbe etsen de açıktır yol
Dergahımız umutsuzluk dergahı değildir
Bizce günahkar da bir tövbekâr da bir…”
İşte bu da Mevlana.

Adsız dedi ki...

şiir oyunu-2

OĞUL:
Ama bunlar şiir baba

BABA:
Zaten oğul şiir
Şairin kendisidir.

Örneğin ele alalım Shakespeare’i
“Prenslerin o mermer ve tunçtan heykelleri
Senin güçlü şiirin kadar kalıcı değil
Anıtlar da yıkılır atiye kalmaz biri…
Sen ki her dizen ile kalacaksın dipdiri”

OĞUL:
Kafam karıştı iyice, anlayamadım
Şiir mi şair
Yoksa şair mi şiir? ..

BABA:
“Ay gelir ışır, hayalin irişir
Güzelim Annabel Lee
Yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Anebel Lee
Orada gecelerim, uzanır beklerim
Sevgilim sevgilim, hayatlım, gelinim
O azgın sahildeki
Yattığın yerde seni…”
İşte bu da
Edgar Allan Poe’nun portresi.
Görmek ister misin Lamartin’i de? ..
Gör öyleyse kulak vererek kendisini şiirinde.

“Ey göl hatırında mı, bir gece en derin sessizlikte
….
Birden şu yeryüzünün bilmediği bir nefes
Büyülenmiş sahilin yankısıyla inledi
Sular kulak kesildi, hayran olduğum ses
Şu sözleri söyledi:
“Zaman dur artık geçme
bahtiyar saatler siz
akmaz olunuz artık! ..”

OĞUL:
Oyunu öğrendim baba
İzin ver Baudelaire diyeyim ben de
“Hatıralar annesi, sevgililer sutanı
Ey beni şadeden yar, ey tapındığım kadın
Oçak başında seviştiğimiz o anı
O canım akşamları elbette hatırlarsın
Hatıralar annesi, sevgililer sultanı! ..”

BABA:
Çabuk kavradın işi. Şair olursun bu gidişle
İyi çalışırsan dersine:
“Gördüm şimşekle çatlayıp yarılan göklerini
Girdapları hortumu, benden sorun akşamı
Bir güvercin sürüsü gibi savrulan fecri
İnsanı giz olanı, gördüğüm anlar oldu.”
Söyle bakalım oğul, kimi anlatır şu şiir?
OĞUL:
Rimbaud yu mu baba?

BABA:
İyi bildin oğul
“Kapılar tutulmuş neylersin
Neylersin içerde kalmışız
Yollar kesilmiş,
şehir yenilmiş neylersin
Açlıktır başlamış
Elde silah kalmamış neylersin
Neylersin karanlık da bastırmış
Sevişmezsin de neylersin…”
Sen yanıtlamadan ben söyleyeyim oğul
Bu da Eluard…

Adsız dedi ki...

merhabalar arkadaslar

karismayin imparatorun parasina malina ya Allah Allah

zengin düsmanlari sizi :))

Adsız dedi ki...

şiir oyunu-3

OĞUL:
Ne şairler gelip geçmiş meğer bu ölümlü dünyadan
Şiir benimle başlar
Benimle biter sanırdım
Benim yazdıklarımın
en güzel olduğuna inanırdım
Söylemeye utanıyorum şimdi baba
Meğer eline su dökülmez ustalar varmış yeryüzünde
Onları tanımadan nasıl şiir yazardım?

BABA:
ABC’yi öğrenmeden anne yazabilir misin oğul?
Baba yazabilir mi kalemin
Nasıl yazamazsan bunları
Tanımadan şiir de yazamazsın Aragon’u:

“Öyle derin ki gözlerin içmeye eğildim de
Bütün güneşleri pırıl pırıl orada gördüm
Orada bütün ümitsizleri bekleyen ölüm
Öyle derin ki her şeyi unuttum içlerinde…”
……..
Ben bu radyumu bir pekbilent taşından çıkardım
Benim de yandı parmaklarım onun yasak ateşinde
Bulup bulup yeniden yitirdiğim cennet ülke
Gözlerin Peru’mdur benim, Golkond’um, Hindistan’ım

Kainat paramparça oldu bir akşam üzeri,
Her kurtulan ateş yaktı üstünde bir kayanın
Gördüm denizin üzerinde parlarken Elsa’nın
Gözleri Elsa’nın, gözleri Elsa’nın, gözleri…”
Diyebiliyor musun bunları oğul?

OĞUL:
Diyemiyorum baba…

Adsız dedi ki...

şiir oyunu-4

BABA:
Diyemiyorsan da umutsuzluğa düşme.
Yeter ki diyebilimeyi iste…
Ama oturup hep aynı türküyü söyleme.
Ağustos böceği gibi…
Atışıp durma
yedilik sekizlik maniler yazan
senin gibi şairler(!) le
İki üç kafiyeyle…

Olmayın “körler sağırlar
Birbirini ağırlar…”
“Aman ne güzel olmuş
Eline sağlık, yüreğine sağlık
peh peh peh…” demeyin birbirinize…

İyiyi arayın, güzeli arayın, doğruyu arayın.
Kafdağı’nın ardındaysa da bulun onları
Başınız dimdik olsun hep
İleriye daha ileriye baksın gözleriniz
Eğer şar olmak istiyorsanız…

“Ey sen ki durmadan ağlarsın
Döversin dizini
Gel söyle bakalım ne yaptın
Nettin gençliğini! ”
dersin yoksa sonunda.
Ama Verline olman gerekir bunu diyebilmen için de

OĞUL:
Ama sanatın bütün bereketli toprakları ekilmiş baba
çorak topraklar kalmış bize…

BABA:
Sen bu çorak topraktan ey oğul
gelmiş geçmiş şairerden
çok daha iyi ürünler almak zorundasın!
Kolay değil elbette işin
Şiir uğraşının adı
Zoru kolay etmezsen
olur mu yaptığın işin tadı?

OĞUL:
Umutsuzluğa düşürdün beni baba
Şiir yazmaya yeltenemem gayrı sondan sonra
Utanırım şiir yazmaya
bunca güzel şairlerin yanında
onların binde birini yazamadıktan sonra…

Adsız dedi ki...

şiir oyunu-5

BABA:
O zaman kulak vermen gerikiyor Oğul, Hugo’ya:
“Ey şairler rekabet güzelin yaşaması içindir..
Birincilik daima açıktır…
Cesareti kıran, kanatları düşüren ne varsa söküp atın
Sanat cürettir.
Doğacak dahilerin
geçmiş dahilere eş olabileceklerini yok saymak
kutlu varlılığını yok saymaktır Tanrı’nın..
Şu dahiler yok mu şu dahiler!
Onları geçemeseniz bile
denk olabilirsiniz kendilerine!
Nasıl mı? Şöyle: Özge olmakla…”
Özge olmak,
farklı olmak,
değişik olmak…
İşte işin sırrı…
Zor değil bütün bunlar.
Aramak, bulmaya çalışmak, istemek yeter.

OĞUL:
Hepsi iyi, güzel de
Bir de imge çıkardılar şimdi başımıza baba
İmge ne?
Akıl erdiremedim bir türlü buna
Onu da anlatsana bana…

BABA:
İmbe bugün var olmadı ey oğul
Onu öğrenmek için dönüp bakmalısın
yüzlerce yıl geriye
bakıp bakıp da ey oğul
İmgeyi Tagor’dan öğreneceksin:

“Şiirin inci sözcüklerinde
insanlar için çeşitli anlamlar gizlidir.
Herkes onların içinden
beğendiğini seçer…”

“Şiir hem at hem dizgindir.
Hem ilham, hem işçilik…
Atsız dizgin ya da dizginsiz at değildir şiir… “
diyorsa Dereme,
bir şey demek istiyor demektir.
Söz anlayana…

Sokak şairi olacaksan ey oğul
öğrenmen gerekmez tek şeyi
yuvarla yuvarla yinele sözcükleri
seçmeden içinden altını, gümüşünü
geviş getirip durursun o zaman
bir deve gibi.
Bunu yapacağına
Hiç yazma daha iyi…

Adsız dedi ki...

ablacim ellerine saglik süpersin ama henüz uzuuuunnnn uzuuuunnnnn okuyamadim, aksama insallah

kendinize iyi bakin

görüsmek üzere

Adsız dedi ki...

şiir oyunu-6

OĞUL:
İyi bir şair olmak istiyorsam ya baba? ..

BABA:
Gerçek Şairliğe soyunacaksan eğer ey oğul
Montainge kulak ver:
“Şiirin orta hallisi ya da
kötüsü için kurallar, ustalıklar bir ölçü olabilir.
Ama iyisi, yüksekliği, harikuladesi
aklın kuralarını aşar.
Onun güzelliğini tam ve sağlam olarak görenler
bir şimşeğin ihtişamına benzer bir parıltı görmekle kalırlar.
Büyük şiir muhakememizi tatmin etmez,
allak bullak eder! ”

OĞUL:
Coşturdun beni baba
Ben de bir şeyler anımsadım bu hususta
Bak ne diyor Shelley usta:
“İçinizde olmayan şiiri aramayın,
bulamazsınız onu başkaca hiç bir yerde…”

BABA:
“Gerçek şairin her güzel dizesinde,
söylenilenden birkaç kat fazlası vardır…” diyor Musset

OĞUL:
Demek ki bütün iş şaire düşmüyor.
Okuyana düşen iş de az değil baba!

BABA:
Haklısın galiba…
“Bir dizenin kendi içinde taşıdığı fikirleri,
düşleri aşan, onlara bağlı olmayan apayrı,
çırılçıplak bir güzelliği olabileceğini unutmayın.”
derken I’Hermite de…
İmgenin gizlerinin ipuçlarına veriyor bize.
İşte bu gizleri keşfetme işi
Benim işim diyebilmeli işiiri okuyan kişi.

OĞUL:
İyice havaya girdim ben de baba
“İnsan iyi anlayamadığı bir sözden
heyecan duyabilir” derken Gourmont,
şiirin imgesini işaret ediyor.
İşte sana ipucu
O sözlere anlamı sen yükleyeceksin.
Demek ki ey sevgili Okuyucu!

BABA:
Seçerseniz ey oğul sözcüklerden oluşan bu denizi
Baudelaire’dir boğulmaktan kurtaracak olan sizi
iyi alın ey oğul ondan dersinizi,

“Şiirin ilkesidir bu, üstün bir güzelliği özlüyorsa.insan
Bir ruh taşkınlığında kendini gösterir bu ilke.
Bu coşkunluk aklın yoğurduğu gerçeğin dışındadır.”
Anlat bakalım oğul bana şimdi şiirden ne anladıysan.

OĞUL:
Şiir yazmak aklına eseni çiziktirmek değilmiş baba.
Her bir heceyi imbiğinden geçirecegiz aklın
Ölçeceğiz biçeceğiz, işleyeceğiz kuyumcu gibi
Yoğuracağız mantıkla, felsefeyle
Vuracağız sonra onları mihank taşına.
“Kaç ayar olmuş acaba şu dizem” diye.

Adsız dedi ki...

şiir oyunu-7

BABA:
Dur oğul, bana ver sözün ucunu burada
Yirmi dört ayar olmasını bekleme hiçbir zaman şiirinin
Yirmi iki ayar da olsa ümitsizliğe düşme.
On dört ayar bile olsa iş var demektir onda
Yeter ki daha aşağı inme.
Hem inip hem de ne güzel yazdım deme.

Şimdi söyle hele oğul sen de
Hangi şairdir yakan ilk özgürlük meşalesini
Senin ülkende? ..

OĞUL:
Namık Kemal değil mi baba?

BABA:
Doğru, Namık Kemal…
Peki, Türke Türk olduğunu
Dilinin Türkçe olduğunu anımsatan ilk şair
Kimdir?

OĞUL:
Ziya Gökalp mi acaba baba?

BABA:
Bildin…
Gele gele geldik genelden özele
Nasıl seçip ayırabilmiş Nazım
Söyle hele
Hemen onların ardından
Fazıl Hüsnü Dağlarca
İlhan Berk
Kumsaldaki
O değerli tek zümrüdü
Nasıl seçebilmişse
miyarlarca çakılın kumun arasından …

Nasıl ayıklamışsa
Orhan Veli Kanık
Melih Cevdet Anday
Oktay Rıfat Horozcuoğlu milyonlarca istridyeyi
Bulabilmek için tek “siyah inci”yi
Sen de dökeceksin aynı teri…

Adsız dedi ki...

hoşgeldin ve güle güle Kaya

devam ablacım ellerine sağlık

Adsız dedi ki...

şiir oyunu-8

OĞUL:
Anladım, şiirin okulu yok baba
Kendimiz beleyeceğiz biz bizi
kendimiz çözeceğiz beleğimizi
Necip Fazıl Kısakürek gibi
Sezai Karakoç
Cahit Zarifoğlu
İsmet Özel gibi…

BABA:
Kendin soracaksın, kendin yanıt bulacaksın
Şiirin ne olduğunu değil, ne olmadığını
Salah Birsel gibi

Yabana atmayacaksın Yahya Kemal Beyatlı’yı
Enis Behiç Koryürek’i,
“Maraşlı Şeyhoğlu Satılmışım ben
Dağlardan dağlara atılmışım ben” diyeni…
Kaç şair daha yazabilir ki
Han Duvarlarını
Faruk Nafiz Çamlıbel gibi…

Parmakla sayarak
Tutturabilirsin belki ölçüyü çocuğum
Ama böyle yazamazsın gerçek şiiri.
Hiç bir parmak sayamaz
Çünkü ondaki tek heceyi.

OĞUL:
Öçüsüz uyaksız tadı olmuyor ama şiirin baba

BABA:
Kapı kapı dolaşıp uyak da arama boşuna oğul
Aha, diye sevinme yakaladım, bu tunç kafiye!
Anlamı cuk düşürdün mü
Ona bak önce.

OĞUL:
Bütün bunları yapmayanlar da şairim diyor ama
Şair diyorlar
Ben yazdım oldu diyen her adama
Ben de yazıyorum iyi kötü
Neden şair demesinler kibana?

BABA:
Ben şair olamazsın dedim sana,
yazamazsın demedim çocuğum
Sen de yazabilirsin elbette herkes gibi
Yazarsın, öteye bile gidersin hem
şiir olur mu yazdıkların
orasını bilmem

Yine de söylüyorum
Okumadıkça
Şiiri
Tanımadıkça
Şairleri…

Aşmadıkça kendini.
Şiirbaz olur çıkarsın sonunda
Ucubeler getirirsin şiir diye karşıma
Şiir olmaz elbette şiirbazın yazdıkların
Olsa olsa olur şiirleme…

Şair olacaksan hayalperest olmalısın önce
Değer vermemelisin dünya mülküne
Neyine yetmez bir hırka, bir lokma? ..

Oturup düşünmelisin sonra
koyup külahını önüne:
“Türk şiiri nerede
dünya şiiri nerede
Ben neredeyim
şiir yazmaya soyunduğum şu ara? ..”

Adsız dedi ki...

şiir oyun-9
OĞUL:
Şiir yazabilmek için
şiir okumak gerek biliyorum çokça baba

BABA:
Şairim diyorsun ama
Kaç Türk şairini tanıyorsun acaba?
Örneğin say bana
Kimler gelip geçmiş
Üç gariplerden bu yana?

OĞUL:
Cahit Sıtkı Tarancı
Bedri Rahmi Eyüpoğlu
Metin Eloğlu
Soru kolaymış sınavsa bu
Cahit Külebi
Ceyhun Atuf Kansu…
Şu şairler de toplumcu:
Hasan Hüseyin
Enver Gökçe
Ahmet Arif
Arif Damar
Daha niceleri var.

Şiirimizin Canbabası Can Yücel’i unutma
İkinci yeninin bayraktarı Ece Ayhan
Generali Ülkü Tamer
Bunları da atmamalısın yabana.

Anmadan geçmek olmaz
Behçet Necatigil’i
Attila İlhan da şiirin ustabaşısıdır onun gibi.

Sonra…
İmge şiirinde öncü güçler
Cemal Süreya Teber
Edip Cansever
Turgut Uyar
Üç silahşörler…

Hilmi Yavuz
Ahmet Oktay
Özdemir İnce
Refik Durbaş
Kemal Özer
Ahmet Erhan
Ataol Behramoğlu’nun da
ön saflarda yeni ayrı

Adsız dedi ki...

şiir oyunu-11

OĞUL:
Bir de kadın şairler var baba
Onurudur şiirin
Gülten Akın
Leyla Şahin…

Lale Müldür
Melisa Gürpınar
Sennur Sezer de var
Ayten Mutlu da var…

BABA:
Şu isimleri de iyi belle öyleyse
Onları oğul, yeni şairlere örnek diye ver
öyle bir yeni ki bu çocuklar
Galiba hiç eskimeyecekler
Yaşlandık oğul, anımsayabildiklerim ancak bunlar
Anımsayamadıklarım beni bağışlasınlar

OĞUL:
Şimidi gelelim baba sözün özüne:

BABA:
Gelelim oğul sokalım gerçeği
Aymazların gözüne…

Üç dolarla beş Euro etmezse
nasıl ki sekiz Türk lirası
Gelmesin şiirin yazılabileceği akla
üç ölçü beş uyakla.

Bir de şu var mutlaka sözün sonuna eklenmeli
Evet, kimilerine göre şiir para etmez çocuğum
Ama unutma şiire
güç de yetmez çocuğum.

Fevzi Günenç



oyun biter..

efe ve soner seyircileri selamlarlar..

efe o gün şunu da öğrenmiştir ki
tüm sanatçılarına yaşarken anmak
en değerli olan.


ya seyirciler...

no name dedi ki...

ablacığım,
çok güzelsin,yüreğine sağlık...

eylem dedi ki...

ellerin yüreğin dert görmesin ablacım

Adsız dedi ki...

okumayı ancak bitirebildim...ellerin dert görmesin

buna benzer bişey yapsalardı bizim soner ve efe amma acayip olurdu ya:)

no name dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
no name dedi ki...

o zaman ablam kurguyu ona göre yapsın,

sahnede anlattırabilir soner sevil ve efe'ye...

Adsız dedi ki...

Mavigünüm, sahane bir ziyafetti bu! Hele Efe ile Soner´i düsünmek cok ayri bir tad verdi bu "baba ile ogul"´a...

Adi gecen tüm sairler ve yazarlari saygiyla animsamis olduk sayende bizimle paylastigin icin cok sag ol, cömert yüregin dert görmesin... :)

eylem dedi ki...

iyi akşamlar
sevgi ve dostlukla kalın
umutlarınız tükenmesin...

Adsız dedi ki...

iyi akşamlar cümleten

yazılmışsa yarına da nefes alabilmek görüşmek dileğiyle

sevgiyle sağlıkla dostlukla kalın

Adsız dedi ki...

Ben de gidenlere katiliyor herkese iyi aksamlar diliyorum..

sevgiyle, saglicakla kalin...

no name dedi ki...

Platonik

Bu kış yine soğuk geçiyor üşüdüm
Üstümü örtecek kimse yok ve
Yalnızlığım bu tabu değil
Deli dolu uyandım bugün
Düşler hep aynı yalanı söyler
Birgün alır birgün verirler

İnsan bu ya her zaman birine muhtaç ya da melankolik
Hayat bu ya her zaman her şeye kadir ya da platonik

Sızdırmaz ilk aşk şarabı derken
Bir yudum bile bana kalmadı
Sevginin yollarını sel aldı

İnsan bu ya her zaman birine muhtaç ya da melankolik
Hayat bu ya her zaman her şeye kadir ya da platonik

Yanımdaki yastık hep boş kalıyor
Yalnız uyanmak çekilmiyor
Bir gün belki bir gün herkesin yüzü güler
Sevgiler ve öpücükler

İnsan bu ya her zaman birine muhtaç ya da melankolik

Kafein

no name dedi ki...

herkese iyi geceler diliyorum.

Allah rahatlık versin...

Adsız dedi ki...

hayirli geceler...

Adsız dedi ki...

Günaydın

SABAHA KADAR

Dünya o kadar büyük ki;
Bir noktayım ortasında, ne yapsam.
Bazan da o kadar küçülüyor ki dünya,
Devrilecek sanıyorum, kımıldarsam.
Hayat o kadar uzun ki,
Öyle bitmez geliyor ki bir an..
Bir de bakıyorum, o kadar kısalıyor ki;
Ne çıkar, diyorum, bir hayattan
Saadet o kadar lâzım ki yaşayana;
Billâhi can verir uğrunda insan.
Hem o kadar boş ki mesud olmak,
Gün yüzü görmeden ölenlerin arkasından.
Ben o kadar önemli kişiyim ki,
O kadar iyiyim ki aklım ve düşüncelerimle.
O kadar fenayım ki ben
Delice niyetlerimle.
Gece; ne kadar karanlık ve sessizsin..
Öyle kaplayorsun ki evleri, yolları, denizleri.
Hem o kadar aydınlık ve seslisin ki;
Çılgınca coşturuyorsun bizleri.
Sabah; bir yeni dünya gibi geliyorsun;
Öylesine süslü, öylesine saadesin ki..
Sen o kadar güzelsin ki sabah,
O kadar güzelsin ki...

Özdemir Asaf


herkese
iyi çalışmalar
iyi sabahlar...

eylem dedi ki...

günaydınlar
güzel bir gün geçirebilmemiz dileğiyle

hepimize kolay gelsin

no name dedi ki...

Günaydın güzel insanlar,

güzel ve sağlıklı bir gün olur inşallah

Hayırlı Cumalar...

Adsız dedi ki...

Günaydin herkese, günaydin hepimize....

Haftanin son is gününde ise baslarken yine en iyi dilekler yüregimizde... :) Güzel bir gün olsun, kolay gelsin..

Adsız dedi ki...

günaydın dostlar

günaydın tüm insanlık

günaydın tüm canlılar

günaydın

günaydın

.......

bu hayırlı cuma günü dilerimki hayatınız içten gelen gülümsemelerle dolu olsun.

Çalışan dostlar işiniz kolay ve bereketli,

Evdeki dostlar keyfiniz ve neşeniz daim olsun..bizler içinde bir bardak keyif çayı içmeyi ihmal etmeyin emi..

Adsız dedi ki...

sevmekten kim usanır
tadına doyum olmaz
hangi gönül uslanır ahh
sevenle oyun olmaz..

kaç kere yemin ettim
kaç gönülede girdim
sensiz yapamıyorum aaah
bak yine geri geldim...



ooff ooff,

efkar bastı beni ya:)

eee dostlar sizden ses seda hareket yok bugün sanırım...yoksa daha uyanamadınızmı ?

yoksa canınız yazmak istemiyormu ?

yoksa küstünüzmü ?

yoksa Birol hocam size yazmayı yasakladımı ?

yoksa " ben çocuklar duymasını yeniden çekeceğim hadi gidin artık" mı dedi ?

yoksa..

neyse vardır elbet bir sebebi yazmamanızın..

içimden gelmesede biraz gazete okuyayım...sizlere güzel haber linkleri vermek istiyorum ama hep kan-şiddet-vahşet-yalan dolan-çıkar-hortum-dalavere alavere haberleri olduğu için veremiyorum kusura bakmayın..

Adsız dedi ki...

başkanım merhaba,
efkar, sıkıntı...
sana Cem Karacadan bir şarkı göndereyim...


Başkanıma gidiyor...


Hep Kahır

Dur! bırak kaynasın kahvenin suyu,
Bana İstanbul'u anlat nasıldı?
Bana boğazı anlat nasıldı?
Haziran titreyişlerle kaçak yağmurlar ardı
Yıkanmış, kurunurmuydu yine o yedi tepe
Ana şefkati gibi sıcak bir güneşle

İnsanlar gülüyordu de
Trende, vapurda, otobüste,
Yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
Hep kahır, hep kahır, hep kahır
Bıktım be...

Dur! bırak, kalsın, açma televizyonu
Bana istanbulu anlat nasıldı?
Şehirlerin şehrini anlat nasıldı?
Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp
Köprüler, sarayburnu, minareler ve halice öv
Diyiverdin mi bir merhaba, gizlice

İnsanlar gülüyordu de
Trende, vapurda, otobüste
Yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
Hep kahır, hep kahır, hep kahır
Bıktım be...

Dur! bırak, kımıldama, kal biraz öylece n'olur
Kokun istanbul gibidir, gözlerin istanbul gecesi
Şimdi gel sarıl, sarıl bana kınalım
Gökkubbenin altında ordada beraber
Çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali
Hasretinin çölünde sanki bir pınar gibi

İnsanlar gülüyordu de
Trende, vapurda, otobüste
Yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
Hep kahır, hep kahır, hep kahır
Bıktım be...


Cem Karaca



Kendi sesinden şiiri

http://www.youtube.com/watch?v=QmYhfN7lieQ

ve şarkısı;

http://www.youtube.com/watch?v=I53J4IoDStc&feature=related

Adsız dedi ki...

http://www.takvim.com.tr/yalcin.html

http://www9.vatanim.com.tr/haberdetay.asp?detay=Bir_internet_yayincisi_bu_haberi_nasil_gormez_204046_1&tarih=17.10.2008&Newsid=204046&Categoryid=1

http://www9.vatanim.com.tr/haberdetay.asp?detay=Vatanin_sitesine_sansur_dusunce_ozgurlugune_darbedir_203978_1&Newsid=203978

bana inanmıyordun no name , bak dediğim doğruymuş..

Adsız dedi ki...

http://www.sabah.com.tr/gny/haber,E5F3097BD75744BE9B966126ECDF3758.html


işte ilginç bir haber:))

eylem dedi ki...

At aradı (fıkra)
Karıkoca kahvaltı yaparken kadın bir anda elindeki tavayı kocasının kafasına geçirir. Ne olduğunu anlamayan kocası şaşkınlıkla durumu sorar.
Kadın:
- ''Dün pantalonunu yıkarken içinde üstünde Çiğdem yazan bir kağıt buldum.''
Bunun üzerine kocası:
-''Karıcım O gecen gün üzerine bahis oynadığımız Atın ismiydi der.''
Bu açıklamayı yeterli bulan kadın pür neşe icinde kahvaltısına devam eder.
İki gün sonra yine kahvaltıda bu sefer daha büyük bir tava ile kocasının kafasına öyle bir vurur ki koca bir kac dakika kendini bilmeden masa üstünde yatakalmıştır. Ayılınca karısına yine durumu sorar ve kadın cevap verir:
- ''Dün senin At aradı ...''

no name dedi ki...

başkanım benim sana inanmamam söz konusu olamaz.
sabah gelip baktığımda bende de kapanmıştı.
akşam 17 gibi açıldı...

kankacım güzel fıkra...

Adsız dedi ki...

yarın zengin oluyorum dostlar..sayısal oynadım kesin bende:))

dünkü çekiliş tam 11.297.183.83 YTL vermiş...heyt bre ne para ya, nasıl yer acaba insan okadar parayı,hayal bile kuramıyor insan ya:)

bak işte o parayla gerçek bir ada satın alınabilir,adını ne koyacağımız belli:)

Adsız dedi ki...

herkese merhaba
başkanım dediğin gibi işyerleri kapanırken fatih terime o kadar para veriyorlar.hem de verenler sebepleniyor.bu tür konularda favori yazarım çetin altandır.çok güzel şeyler yazıyor.
güneşimi kaybettim gözlerini görmem gerek
yaşamaya dönmek için hasretini silmem gerek

Adsız dedi ki...

herkese merhabalar
başkanım
artık para çıkınca da bir özel TV de kurarsın.orada da hangi dizi oynacağı belli..

sahi kanalın adı da belli..

sanırım tek eksik para..

hadi başkanım..
talih sizden yana olsun.

no name dedi ki...

bakın bakalım çıkan para nereye çıkmış?

Adsız dedi ki...

evet ablacım dizi belli..FEDAİ..)))

hatta bütüngün eski şampiyonlar ligi maçlarınıda döndürüp dolaştıracağım:))

ne diyorum ben ya..


önemlideğil ben haberi bilgi amaçlı sunmuştum...kim ne kadar para alırsa alsın bişey diyemem...ayrıca bugün okuduğuma göre 220.000 de anlaşamamışlar 250.000 istiyormuş...öyle yazıyor haberde benim suçum yok:))

Adsız dedi ki...

o yazmıyor no name ama 1 kişi bilmiş..

no name dedi ki...

akşamdan beri burada gazeteciler kapı kapı dolaşıyor

abi o sen misin diye...

eylem dedi ki...

vaay kankacım yoksa o sen misin :)

eylem dedi ki...

"Ya ara verelim mi?"
Günümüzde çiftler arasında yeni bir moda başladı: Ara verme modası...
Eğer ilişki istenildiği gibi gitmiyorsa genellikle kız tarafından "Bir süre ara versek iyi olacak sanırım" şeklinde bir teklif gelir. Ama her zaman anlayışla karşılanamaz.

1- Bir yerde yemek yemeye gidilir. Yemek sırasında kız doğru anı bekler ve doğru anda (en azından doğru olduğunu düşündüğü anda) malum cümleyi söyler...
Kız: Yasin sanırım ara versek iyi olacak!?!
Erkek: Doydun mu? Çok geldiyse ben tamamlarım merak etme...
K: Ne?
E: Ya ara vermeye gerek yok ben yerim olmazsa paket yaptırırız...
Kız koşarak uzaklaşır...

2- Parkta yürüyüşe çıkılmıştır. Ve işte o an;
Kız: Ya ara versek iyi olacak sanırım!?!
Erkk: Neden tanıdık birini mi gördün?
K: Ya ara verelim diyorum
E: Tamam 1 metre yeter mi? Bak ahanda bi adım yana kaydım...
Kız bir yerlere oturur ve bir daha kalkamaz, felç gelmiştir...

3- Yolda yürünmektedir. Uzun bir gezi olmuştur. Ve meşhur cümle;
K: Ya ara versek iyi olur sanırım!?!
E: Sabret biraz ilerde veririz.
K: Ne?
E: Buradaki tuvalet pahalı az ilerde ucuzu var oraya gideriz bak bende bir saattir tutuyorum sabret!!!
Kız kendini trafiğin ortasına bırakır...

4- Çift buluşur, bütün gün dolaşırlar. Kız doğru anı yakalar (yakaladığını zanneder) veeeee.....
K: Ya ara verelim mi?
E: Valla çok iyi olur...
K: Bu kadar mı?
E: Valla kalmak isterdim ama maç başlıcak maçtan sonra alırım seni hadi görüşürüz canım...
Kız ortada kalır.Sinirleri bozulmuştur.Sağ gözü seğirmeye başlar...

5- Yine birlikte dolaşılmaktadır ve...
K: Ya ara vermemiz lazım!?!
E: O ne ya zekat gibi bişey mi? Ben geçen gün dilenciye 10 kuruş vermiştim o olur mu?
K: Neeee!?!?!
E: Kızma yaw zaten yerden bulmuştum parayı bende dilenciye para kaptırcak göz var mı?
Kız erkek arkadaşını kovalar, arkasından kafasına kafasına bozuk para atar

no name dedi ki...

Ara verelim mi derken,
belirli bir zamanı var mı?
yoksa belirsiz bir süreyi mi kasdediyorsunuz.

yoksa "ayrılalım" demenin düşük yoğunluklu bir şeklimidir bu söylem...

Adsız dedi ki...

merhabalar arkadaslar

Hayirli Cumalar

yok yogun yok...

Adsız dedi ki...

o kadar yogun ki "c" yerine "y" yazmisim

eylem dedi ki...

evet kaya belli oluyor çok yoğun çok :)
kolay gelsin

kankacım bilemiyeceğim ben kimseye demediğim için
ayrılacaksan direkt söyle kardeşim ne dolandırıyorsun lafı
ara verelim mi diyenlere diyorum :)

Adsız dedi ki...

ha c ha y senden kıymetlimi kayacım,anlayan anladı zaten:))...hoşgeldin sefalar getirdin..


demek moda olmuş ara vermek, vay be insanoğlu neler icat ediyor...biri bana öyle bişey dicek varya kafasını gözünü patlatırım:)) şaka şaka bişey yapmam ne halin varsa gör der arayı süresiz yaparım:))

no name dedi ki...

Hıı,
Site birden delikanlı kesildi...

Seveceksin, ara verelim diyecek sen de tamam diyecen ve süresiz yollayacan...

Sevgiye bak.

bekarsınız siz değil mi?

belli,

Bekara karı boşamak kolaymış...

Adsız dedi ki...

Canlarım

Dışarıda HAVA giyinmiş pırıl pırıl güneşin sarısı kıyafetleri yanınada arkadaşı masmavi gökyüzünü de almış..
bana seslenip duruyor..

- mavigun pabucu yarım çık dışarı oynayalım..

bende dayanamadım dostlar..bende biraz hava ve masmavi gökyüzünle vakit geçirmek için attıyorum kendimi onların yanlarına..

ve size de sesleniyorum.
biraz ARA VERELİM Mİ?

Adsız dedi ki...

Benden Baba Olmaz Kasım'da başlyor.Hangi kanalda olduğu belli değil ama başlıyor ooooooooley...

Adsız dedi ki...

evet adsız biliyoruz..23 kasımda başlıyor:))


bir dostun canı sıkılmış belli...neyse buda geçer sıkma kendini arkadaşım..

eylem dedi ki...

başkanım bunu biliyorsunuz ve bize haber vermiyorsunuz aşkolsun :))

çok özlemiş demek ki arkadaş :)

Adsız dedi ki...

eylemcim ben başkanım,bilmem normal demi:))

hatta birol hocam bana sordu kasımın kaçında başlatalım diye..bende 23 olsun dedim...size sürpriz olacaktı ama baksana foyamız meydana çıktı:))

Adsız dedi ki...

Benim mesaim 15 dakika sonra bitiyor canlar, darisi basiniza diyerek veda ediyorum sizlere...

Herkese olabildigince iyi bir haftasonu tatili, sevdiklerini özleyenlere kavusma, gezmek isteyenlere güzel günesli hava, yorgun olanlara dinlenme firsatlari diliyorum...

Hersey gönlünüze göre olsun, sevgiyle, saglicakla kalin...

eylem dedi ki...

güle güle Seval abla

eylem dedi ki...

MAVİ MAVİYDİ GÖKYÜZÜ

Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı...

Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun,
Ve sen gülünce açan güller,

Beyaz, beyazdı bulutlar,
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.

Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde...

Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında.

AHMET HAMDİ TANPINAR

eylem dedi ki...

Kitaplarda Ölmek

Adı, soyadı
Açılır parantez
Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
Kapanır, parantez.

O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı
Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları.

Ya sayfa altında, ya da az ilerde
Eserleri, ne zaman basıldıkları
Kısa, uzun bir liste.
Kitap adları
Can çekişen kuşlar gibi elinizde.

Parantezin içindeki çizgi
Ne varsa orda
Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci
Ne varsa orda.

O şimdi kitaplarda
Bir çizgilik yerde hapis,
Hâlâ mı yaşıyor, korunamaz ki,
Öldürebilirsiniz.

Behçet Necatigil

eylem dedi ki...

RÜYAMIZ

Bir havuz kenarında yan yana oturmuşuz;
Bu su bizim gölgemiz,biziz şeffaf ve temiz.
Su sesine uyarak bir şarkı tutturmuşuz,
Açılan güller gibi suda gönüllerimiz.

Ne vakitten beridir burada oturmuşuz?
Dünden, hatta bugünden bile yok haberimiz.
Yaşamanın en güzel noktasında durmuşuz,
Bir huzur ahengine dalmış gönüllerimiz.

Uyanabilir miyiz sanki böyle rüyadan?
Asırlar kadar uzun,müphem ve tatlı bir an,
Biz o kadar sarhoşuz, o kadar sarhoşuz biz!

İşte gözlerimizde bu suyun derinliği,
İçimizdedir işte bu suyun serinliği;
Biz o kadar, o kadar birbirimiziniz.

CAHİT SITKI TARANCI

eylem dedi ki...

KIŞ BAHÇELERİ

Dinmiş denizin şarkısı, rüzgar uyumakta,
Rıhtım boyu sonsuz bir üzüntüyle karaltı
Körfez düşünür, Kanlıca mahzundur uzakta,
Mazi gibi sislenmiş Emirgan Çınaraltı.

Can verdi kışın sunduğu taslarla zehirden
Her gonca kızıl bir gül açarken yolumuzda,
Üstündeki son dallar ağarmış diye birden
Pas tuttu nihayet suların rengi havuzda.

Yerlerde gezen hatıralar var korulukta;
Yapraklar, atılmış nice mektuplara eştir.
Mehtaba çalan sapsarı benziyle ufukta,
Binlerce dalın verdiği tek meyva güneştir.

İçlenme tabiattaki yekpare kederden,
Yas tutma dağılmış diye kuşlarla çiçekler.
Onlar dönecektir yine gittikleri yerden,
Onlarla giden günlerimiz dönmeyecektir.

Faruk Nafiz Çamlıbel

eylem dedi ki...

AYRILIK VAKTİ

Akşamı getiren sesleri dinle
Dinle de gönlümü alıver gitsin
Saçlarımdan tutup kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin

Güneşle köye in, beni bırak da
Küçüle, küçüle kaybol ırakta
Şu yolu dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin

Ümidim yılların seline düştü
Saçının en titrek teline düştü
Kuru yaprak gibi eline düştü
İstersen rüzgara salıver gitsin

NECİP FAZIL KISAKÜREK

eylem dedi ki...

Ve ayrılık vakti
sevgiyle,sağlıkla,umutlarla ve dostlukla kalın
iyi akşamlar...

Adsız dedi ki...

yüreğine sağlık eylemcim..

iyi akşamlar

Adsız dedi ki...

iyi aksamlar Eylem

yine gel, bekleriz

Adsız dedi ki...

merhabalar ben geldimm çoktandır gelememiştim yaa özlemişim burayı :))

ee nasılsınız ?

Adsız dedi ki...

anlaşıldı kimse yok :)

iyi akşamlar..

Adsız dedi ki...

hepimiz buradayız.

Adsız dedi ki...

EVET
bende buradayım,

kankama bak ne güzel şiirler göndermiş,
yaşa sen kankacım...

no name dedi ki...

herkese iyi geceler diliyorum

Allah rahatlık versin...

Adsız dedi ki...

Cümleten hayirli geceler

no name dedi ki...

merhaba,
güzel ve sıcak ve parlak ve mavi ve yeşil tonları içinde bir doğaya uyandım.

tek eksiğim güler yüzlü insanlar.

Kocaman Gülümsemeler eşliğinde Günaydınlar diliyorum...

eylem dedi ki...

günaydınlar
sevgiyle ,umutla güzel bir gün geçirmenizi diliyorum
iyi hafta sonları
hepimize kolay gelsin

eylem dedi ki...

Gökçecim hoşgelmişsin güzelim
bizde seni çok özledik

geldiğinde kimseyi bulamamışsın ama yine gel bekleriz
özletme kendini...

Adsız dedi ki...

Günyadin BBO Ahalisi

Devirdik bir haftayi daha sonunun baslangicindayiz

Insallah iyi gecer...

Adsız dedi ki...

Herkese merhabalar,güzel bir gün geçirmemiz dileğiyle...

eylem dedi ki...

hoşgeldin yağmur damlası

Adsız dedi ki...

Hoşbulduk eylemciğim,ama birazdan yine gideceğim :( malum mesai...

eylem dedi ki...

iyi çalışmalar o zaman
kolay gelsin

Adsız dedi ki...

Tekrar görüşene dek kendinize iyi bakın,hoşçakalın...

Adsız dedi ki...

Seviyorsanız Eğer

Seviyorsanız eğer;
Geç kalmayın sakın aşkınızı
söylemeye
telgraf çekin, telefon edin,
mektup yazın...
Uçaklara, trenlere
tüm taşıtlara binin...
Koşun, arayın, bulun,
haber gönderin, birine anlatın...
Duvarlara yazın, ağaçlara kazıyın...
Yani deneyin bütün olanakları,
hiç olmazsa; iki yaprak
samanlı kağıda yazın...
Ama sakın geç kalmayın!

AŞKINIZI SÖYLEMEYE...

Adsız dedi ki...

Ay Karanlık



Maviye/Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine/Rüzgarda asi,
Körsem/Senden gayrısına yoksam
Bozuksam/Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...
İtten aç/Yılandan çıplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille/Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel,
Ay karanlık...
Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş
Etme gel,
Ay karanlık...

Ahmed Arif

Adsız dedi ki...

herkeze iyi tatiller...

Adsız dedi ki...

ooffff yeter yaa
hicbirseyi abartmamak lazim, calismayi da

ben eve gidiyorum

haydin iyi aksmlar...

Adsız dedi ki...

Herkese iyi geceler diliyorum...

Allah rahatlık versin...

Adsız dedi ki...

Merhaba;
İyi pazarlar...

no name dedi ki...

Karı koca akşamki partinin hazırlığını yapıyorlardır. Parti de parti hani, maskeli parti. Erkekler smokin giyecekler ama yüzlerine kocaman bir maske takacaklar. Kadınlar da gece kıyafeti üzerine yüzlerini örtecek maskeler kullanacaklar.

Erkek her zamanki gibi erkenden hazırlanmış. Karısının ise işi bir türlü bitmiyor. Erkek sabırsız tabii. Ama kadın birden “Sevgilim nasıl başım ağrıyor bir bilsen” diyor sonra da ekliyor: “Ben gelmesem olmaz mı?” Adam doğal olarak çok ısrar ediyor ama belli ki karısı kararlı.

Neyse adam zaten hazır, biniyor arabasına ve gidiyor. Kadın önce bir başağrısı ilacı alıyor, sonra gözlerine soğuk havlu bastırıp biraz uzanıyor.

Bir saat kadar sonra kadının başağrısı geçiyor. İçini bir pişmanlık kaplıyor: “Aslında çok ilginç bir parti olmalı, keşke gitseydim” diye geçiriyor içinden. Sonra da “Neden gitmeyeyim ki, hem fena mı kocamı da gizlice izlerim, bakalım çapkınlık yapıyor mu?” diye düşünüyor.

O geceki parti için hazırladığı elbiseyi bir başkasıyla değiştirip bir taksiyle partiye gidiyor. Maskesini takıp kalabalığa karışıyor. Gözleriyle kocasını arıyor, maskeyi bildiği için az sonra da buluyor.

Bir de bakıyor ki kocasının etrafında kadınlar, o da herkesle ayakta flört ediyor, kimiyle dans ediyor.

Kadının aklına şeytani bir şey geliyor. Yavaşça kocasına sokuluyor, önce dans ediyor, sonra iyice sarılıp kulağına aşk sözleri fısıldıyor. Adam da buna kayıtsız kalmayınca birbirlerini otoparktaki bir arabanın içinde buluyorlar. Eh olan oluyor tabii.

Kadın bir daha partiye dönmeden hemen bir taksiyle evine gidiyor ve kocasını beklemeye başlıyor.

İki saat kadar sonra kocası dönüyor. Kadın içindeki müthiş öfkeyi bastırmaya çalışarak “Gece nasıldı sevgilim?” diye soruyor. Adam gayet mutsuz biçimde “Berbattı çok canım sıkıldı” diye cevap veriyor.

Kadın üsteliyor tabii, “Aaa olur mu canım, kim bilir ne güzel kadınlar vardı, hiç dansetmedin mi?” Adam aynı mutsuzlukla “Yok canım ne dansı biz dört arkadaş alt kata inip bu saate kadar poker oynadık” diyor.

Kadın yakalamanın sevinciyle tam başından geçenleri anlatmak üzereyken adam tekrar konuşmaya başlıyor: “Biz eğlenmedik ama Ahmet masada yer kalmadığı için oynamadı, ona da bir kadın asılmış, sonra da otomobile gitmişler, yaşadığı aşk gecesini anlata anlata bitiremedi.”

İşte böyle. Şimdi karar sizin. Adam gerçeği mi anlatıyor yoksa son anda karısını fark ettiği için böyle bir oyun mu oynuyor?

Ya da kısaca kadınlara bir nasihat: “Kocanızın ille de çapkınlık yaptığını sanıp takip etmeye kalkmayın, aklınıza hiç gelmeyen bir durumla karşılaşırsınız sonra.”

Adsız dedi ki...

iyi pazarlar, iyi tatiller

hanimlara nasihatler
abi sen arada bir yaz bunlardan, güzelmis cidden ellerine saglik

no name dedi ki...

Eyvallah kardeşim,
denk geldikçe hallederiz...



‘Cuk’ diye oturan hazır cevaplar


* Lafı uzatanlara ne yapmak lazım diye Farabî’ye sormuşlar, şöyle demiş: “Uzun konuşanı kısa dinlemeli.”

* Cenap Şehabeddin’e “Şu edepsize neden bir tokat vurmadın?” dediklerinde “Eldivenim yoktu, iğrendim” demiş.

* İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi’nin üzerinde her zamanki gibi beyaz örtüsü varmış. Davetten çıkınca bir gazeteci sormuş: “Kıyafetiniz, bir kralla buluşmak için yeterli miydi?” Gandi, hiç aldırmadan cevaplamış: “Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.”

* Köylü yeni doğan bir sıpayı kucağına almış evine dönerken, iki ortaokul öğrencisi kendisine takılmış: “Hayrola amca, oğlunu nereye götürüyorsun böyle?” Adam, kendine yapılan bu terbiyesizliğe aldırmamış gibi görünerek cevap vermiş: “Gittiğiniz okula kaydını yaptıracağım.”

* Kulaklarının büyüklügü ile ünlü olan Galile’ye hasımlarından biri, “Kulaklarınız bir insan için biraz büyük değil mi?” demiş. Galile “Doğru” demiş, “Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler de bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?”

* İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralı’na gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yamalar varmış. Kral bunları görünce dayanamayıp, “Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?” diye sorunca, İncili Çavuş “Osmanlılar, adama göre adam gönderirler” cevabını vermiş.

* Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon Bonapart’a bir muharebede parmağını harita üzerinde gezdirerek, “Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz” gibi fikirleri biraz da ukalaca söyleyince Napolyon “Evet” demiş, “Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.”

no name dedi ki...

Merhaba;
Herkese iyi akşamlar,
Allah rahatlık versin...

Adsız dedi ki...

Hayirli geceler..

no name dedi ki...

Günaydın,
İyi bir hafta olur inşallah.
Herkese kolaylıklar diliyorum...

eylem dedi ki...

günaydın

güzel bir hafta ve güzel bir gün olması dileğiyle

Kankacım günaydın
hadi gel kahvaltı yapalım
Seval abla sende geç kalma

seval abla farketmedim sanma bak iki gündür iyi geceler dememişsin
borcun var ona göre :)

Mavigün abla en son temiz havaya çıkmıştın
çarptı mı seni ne oldu neredesin?

başkanım cumartesi kaytardınız
olmasın bir daha öyle habersiz
ceza keseriz :)


hepimize kolay gelsin...

«En Eski ‹Eski   1 – 200 / 1639   Yeni› En yeni»

.............................................................................................